EŞCÂr-i müSMİre (meyve ağAÇlari)




Indir 0.96 Mb.
TitleEŞCÂr-i müSMİre (meyve ağAÇlari)
Page1/20
Date conversion21.05.2013
Size0.96 Mb.
TypeDocuments
See also:
  1   2   3   4   5   6   7   8   9   ...   20





EŞCÂR-I MÜSMİRE

(MEYVE AĞAÇLARI)
Espalye ve eşkâli muntazama da (muntazam şekillerde) meyve ağaçları yetiştirilmesinden, budamadan, meyvelerin hasadı, ambalaj ve usulü muhafazalarından (koruma usullerinden) bahseder. İki yüz yirmi beş şekli havidir. (şekli içine alır).

Ahmet Hamdi

Halkalı Mektebi Âlisi Fen Eşcari Müderrisi

Tevzi Merkezi (Dağıtım Merkezi)
Çiftçi Kütüphanesi

İstanbul Bab-ı âli caddesi Kasım-49
İstanbul Necmi İstikbal Matbaası

1926

Çeviri : Bursa / Gürsu İlçe Müftüsü İbrahim GEMİCİ

Espalyecilik
Meyve ağaçlarının espalye şeklinde yetiştirilmesi.
Mitâlaât-ı Umumiye : (Umumi mütâlâlâr)
Espalye ve muntazam şekilli meyve ağaçlarının taçlarına insanların müdahelesiyle bir şekli mahsus (özel şekil) verildiği halde yüksek, orta boylu ağaçlarla, bodur meyve ağaçları kendi hallerinde serbest büyümeye bırakılırlar. Espalye ve muntazam şekilli ağaçlarının istediğimiz şekilleri alabilmeleri için bunlar üzerine budama ile tazyik yaparız Binaenaleyh bu ağaçlar yaz ve kış muntazaman budanırlar. Bu sebepten dolayı ağaçların ömürleri kısa ve büyümeleri de zayıftır. Fakat buna mukabil bu ağaçlar yüksek ve bodur ağaçlarının veremeyecekleri derecede büyük ve mükemmel büyümüş meyveler verirler.
Espalye meyve ağaçları duvarlar üzerinde veyahut hariçte teller üzerinde yetiştirilir. Bir de serbest fakat muntazam şekilde yetiştirilmiş ağaçlar da vardır. Mesela; ihram, sütun ve vb. şekillerindeki ağaçlar gibi.
Meyve ağaçlarının espalye halinde yetiştirilmesi meyve ziraatının en yüksek tabakasının teşkil eder.
Espalyacılık berveçhi ati ahvalde (aşağıdaki durumlarda) tatbik olunur.


  1. Büyük, lezzeti mükemmel meyve yetiştirilmek istenildiğinde,

  2. Dışarıda serbest olarak yetiştirdikleri zaman mükemmel meyve vermeyen nazik meyve ağaçlarını espalye halinde yetiştirmek,

  3. İklimin dışarıdan yetişmesine müsaade eylemediği meyve ağaçlarını siperde, muhafazalı mahallerde, duvarlar üzerinde espalye halinde yetiştirmek,



  1. Küçük bahçelerde yüksek ve orta boylu ağaçların yetişemeyecekleri dar ve mahdut (sınırlı, büyük olmayan) yerlerde espalye halinde meyve ağaçları yetiştirerek erken meyve elde etmek,

  2. Çıplak duvarlardan espalye halinde meyve ağaçları yetiştirerek istifade etmek.


Fakat meyve ağaçlarının espalye halinde yetiştirilmeleri çok masrafa bağlıdır. Binaenaleyh espalye için sarf edilecek paranın hasılatla telafi edilmesi, kar getirmesi icap eder. Binaenaleyh meyve ağaçlarının kar yapmak için espalye halinde yetiştirmek her yerde ve her şeraitte (şartlarda) kabili tatbik değildir (mümkün değildir).
Meyve ağaçlarının espalye halinde yetiştirilmesi daha ziyade açıkta bir çok meyvelerin iyi yetişmediği soğuk iklimlerde terakki ve tevsi eylemiştir (ileri ve geniş boyuta gelmiştir).
Espalya halinde meyve ağaçları yetiştirildiğinde çok masraf yapılacağından dolayı büyük mükemmel büyümüş meyvelerin oldukça pahalı satılmaları lazımdır. Halbuki meyveleri bu kadar pahalı almaya rağbet eylemeyen memleketlerde espalyacılık kar getirmez. Bunun için memleketimizin her yerinde düşünmeksizin, hesap etmeksizin kar maksadıyla espalyacılık yapmaya kalkışmak doğru değildir. Espalyacılık daha ziyade büyük şehirlerde, mahreçlere (çıkış yerlerine) yakın zengin mahallelerde yapılabilir. Fakat eshab-ı keyf ve merak (keyf ehli ve meraklılar) istediği gibi espalyacılık yapabilir. Yüksek boylu ağaçlarla, espalya halinde yetiştirilmiş ağaçların meyveleri arasındaki fark yalnız cesamet cihetiyle değildir. Espalya meyveleri cesametçe evvelkilerinden daha büyük olmakla beraber kabukları daha ince, renkleri ziyadan (ışıktan) daha çok istifade ettiklerinden dolayı daha parlak ve mükemmel, etleri sulu ve lezzetleri çok iyidir.
Espalya halinde terbiye edilmiş ağaçların meyvelerinin mükemmel yetiştirilmesine tesir yapan iklim, vaziyet, toprak, gübre vb. gibi bir çok amiller (etkenler) vardır.
İklim : Bundan murad, bir mahallin güneş, hararet, hava ve rutubet ve nispet.

dereceleridir. Bir mahallin iklimine o civarda bulunan deniz, dağ ve nehirlerinde tesiri vardır. Türkiye’nin çok muhtelif iklimi vardır.
Meyve ağaçları muhtelif olduklarından, her birinin istediği iklimde başka başkadır. Bir yerde pek mükemmel elma yetiştiği halde, aynı yerde elma derecesinde mükemmel armut yetişmeyebilir.
Elmayı mükemmel yetiştiren mahallin iklimine adeta elma iklimi diyebiliriz. Bu sebepten dolayı meyve bahçesi yapılırken o mahallin iklimine çok dikkat etmelidir. İklim hangi cins ve nevi meyve ağaçlarını mükemmel yetiştiriyorsa orada en ziyade o ağaçların teksirine (çoğaltılmasına) gayret etmelidir. Mesela armut, elmadan ziyade (fazla) hararet ister. Hususiyle (özellikle) kışlık armutlar iyi kemale gelmek için daha fazla hararet yekunu isterler. Halbuki armutların pek iyi yetişmediği mahallerde, pek nefis elma olabilir. Hülasa olarak denilebilir ki her meyve ağacının en mükemmel yetişebildiği bir iklim vardır. Bir mahalde iklimin açıkta pek iyi yetişmesine müsait olmadığı meyve ağaçları, orada bunların muhafazalı mahallerde ve güneş hararetinden azami istifade etmek suretiyle espalya halinde terbiye edilmeleri mümkündür.
Vaziyet : Meyve ağaçlarının iyi büyümelerine vaziyetin de büyük tesiri vardır. Meyve ağaçlarının büyümesine çok müsait iklimlerde, bunların iyi yetiştirilmelerine gayri müsait (müsait olmayan) vaziyetler olduğu gibi aksisi dahi vakidir. Çok güneş göre ve soğuk rüzgarlardan muhafazalı olan vaziyetler, meyve ağaçlarının büyümeleri için en münasip olanlarıdır. Şu halde espalya halinde meyve ağaçları ancak bu şartları havi (taşıyan) muhafazalı mahallerde yetiştirilmelidir. Espalya bahçeleri muhafazalı olmakla beraber, çok güneş görmeli ve havadar olmalıdır. Şimal tarafı kapalı, cenuba müteveccih (güneye dönük) bayırlar güneşten en çok istifade ederler. Çok güneşli vaziyetlerde toprak iyi ısınır. Ve ağaçların kökleri de vazifelerini mükemmel yaparlar. Kökler tarafından


alınıp terbiye olunmak üzere yapraklara götürülen ham nesğı güneş ziyasının tesiriyle çabuk tasfiye olunurlar. Bu sayede terbiye olunan nesğ ile meyvelerin mükemmel beslenmeleri temin olunur. Şu halde meyve ağaçlarına verilen gübre ve toprağa yapılan tımarda ancak güneş siyasının muavenetiyle (yardımıyla) istifade edebiliriz. Meyve ağaçlarının yaprakları ne kadar fazla güneş görürlerse meyvelerde o nispette mükemmel büyürler.
Espalyacılık için müsait toprak, toprakların ıslahı ve işlenmesi-
Meyve ağaçlarının her nevi topraklarda iyi büyüyebilecekleri fikri katiyen doğru değildir. Hususiyle espalya meyve ağaçları yüksek boylu ağaçlardan daha iyi ve mükemmel toprak isterler. Binaenaleyh espalya meyve ağaçlarını fakir topraklara dikmek yanlıştır. İyi ve mükemmel meyve yetiştirmek için toprağın sıcak olması lazımdır. Sıcak topraklar, ağaçların köklerinin vazifelerini iyi yapmaları için en mükemmel muhittir. Toprak sıcak olmakla beraber havanın nüfuzuna ve fazla suların süratle çekilmesini de müsait olmalıdır. Sıcak topraklar hiçbir zaman fazla nemli olmazlar. Rutubetin fazlalığı toprağı soğutur. Fakat nemliliği mutedil derecede olan toprak sıcak olabilir. Esasen bu evsafı haiz (bu özelliklere sahip) topraklar fazla miktarda mevad-ı uzviye yi de havidirler.
Bu mevadı uzvi yenin tahlilinden hararet hasıl olur.
Bunun içindir ki bu gibi sıcak topraklar aynı zamanda daima mümbittirler (verimlidirler). Bundan maada bu topraklar deşindirler. İşte toprağın sıcak, mutedil derecede

rutubetli, derin ve mümbit olması en mükemmel ve nefis meyve yetiştirmek için lazım olan şeraittir (şartlardır).
Sâniyen (İkinci olarak) toprak havanın nüfuzuna (girmesine) müsait olmalıdır. Toprak hem havanın ve hem de rutubetin nüfusuna müsaade edebilecek evsafta (özellikte) bulunmalıdır. Çok işlenmiş ve gübrelenmiş topraklar, bu evsafı kazanırlar. Toprağın çok işlenmesi havanın nüfuzuna olan müsaade kabiliyetini çoğalttığı gibi, bu sayede toprağa verilmiş olan gübreler daha iyi tahlil ederek yumuşak bir vasıf kazanmış olur. Şu halde espalya meyve ağacı yetiştirilmek istenildiğinde meyve bahçesi yapılacak toprağın şimdiye kadar tarif edilen evsafı mümkün mertebe haiz olmasına dikkat etmelidir. Espalya ve muntazam şekilli meyve a ağaçları, yüksek boylu ağaçlardan daha mükemmel ve mümbit toprak isterler. Çünkü evvel emirde birincileri yüksek boylulardan daha sık dikilirler, Saniyen (ikinci olarak) bunlar zayıf büyüyen anaçlar üzerine aşılanmış olduklarından dolayı köklerinde merholuttur (sınırlı). Binaenaleyh bu ağaçlar kendilerine tahsis olunan mahdut mahallerde mükemmel neşv ve nemalarını (yetişmelerini) temin için muhtaç bulundukları mevad-ı gıda iyeyi bulabilmelidirler. Bu ağaçlar her sene budandıklarından açılan yaraları kapayabilmek için ayrıca fazla gıda isterler. Bu sayılan muhtelif sebeplerden dolayı, espalya ve muntazam şekilli meyve ağaçlarının dikilecekleri topraklar bu ihtiyacı tatmin etmelidirler. İstenilen evsafı tamamen cami olmayan (özelliklerin hepsini beraber bulundurmayan) toprakların bol gübrelenmesi ve fazla işlenmesiyle ıslahları mümkün ise de bilahare elde edilerek hasılatın bu masrafları çıkarması lazımdır. Bunun için müsait olmayan toprağın ıslahına teşebbüs edilmezden evvel inceden inceye hesap edilmesi lazımdır. Topraklar ya mevad-ı gıda iyece fakir veyahut bununla beraber evsafı hükmi yeleri de (hükmi özellikleri de) fena olduklarından dolayı ıslaha muhtaçtırlar. Halbuki bu ıslahatın yapılması ve toprağın noksanının ikmali (tamamlanması) için ekseriye büyük masrafın icrası zaruridir. Bu sebepten dolayı en iyisi espalya ve muntazam şekilli meyve ağaçlarının hal-i tabiîde (tabi halde) mükemmel evsafı haiz olan topraklara


dikmelidir. Toprağın gıdaca noksanlığı buna gübre vermekle ikmal olunur. Bunun için en münasibi tabi gübrelerdir. Bilhassa çiftlik ve ahır gübresi birinci sırayı işgal eder.
Çiftlik gübresiyle toprağa mevad-ı gıda iye ile beraber humusta verilir. Humus ise toprağın hükmi evsafını ıslah eder.
Toprağın mevad-ı gıda iyece zengin ve hükmi evsafça mükemmel olması kifayet etmez. Topraktaki mevad-ı gıda iye arasında bir nispet ve muvazene (denge)bulunmalıdır. Toprağın mevad-ı gıda iyece olmasında birbirine muhalif iki hal vaki olur. Toprakta azot ve humus diğer mevad-ı gıda iyeye nazaran fazla miktarda bulunur. Bu taktirde ağaçlar kuvvetli büyüyerek fazla filizlenirler. Yapraklar büyük ve koyu yeşil renkte olur. Fakat bu topraklarda ağaçlar az çiçek açar ve az meyve verirler. Şayet toprak, potas ve fosforca zengin ise ağaçlar evvelkisi gibi kuvvetli büyüyüp fazla filiz vermezlerse de ziyade çiçek açıp bol meyve verirler. Lakin ağaçlar çabuk zayıflarlar.
Bunun için topraktaki mevad-ı gıda iye arasında bir muvazene bulunmalıdır. Şu halde azotça zengin topraklara muvazeneyi iade için fosfor ve potaslı gübrelerin ve aksi halde azotlu gübrelerin verilmesi lazımdır. Fazla çiçek açıp bol meyve verdikleri halde meyveleri büyüyemeyip küçük kalan ağaçlara azot verilmelidir.
Espalya ve muntazam şekilli meyve ağaçlarının dikilecekleri toprakların evvelce altmış santim derinliğinde kirizma (toprağın derin kazılması) edilmesi icap eder. Binaenaleyh bir araziye tamamen muntazam şekilli ağaçlar dikilecekse, bütün toprağı kirizma etmelidir. Duvar diplerinde ve yol kenarlarındaki dar ve uzun tahtalara ağaçlar dikilecekse bir buçuk iki metre genişliğinde mahal, boydan boya altmış santim derinliğinde kirizma edilir. Kirizma ağaçlar dikilmezden birkaç ay evvel yapılmış olmalıdır ki toprak oturmaya vakit bulabilsin.

Espalya ve muntazam şekilli meyve bahçelerinde toprak sonbaharda bir bel derinliğinde işlenir. İlkbaharda yabani otlar görünmeye başladığı gibi birinci çapa vurulur. Bundan sonra yazın ihtiyaca göre müteaddit (çok) defalar ağaçlar arasındaki boş toprak tavlı bir zamanda çapalanır. Toprak ne kadar ağır ve râtip (rutubetli) ise o nispette fazla işlenmek ister. Ancak bu sayede toprak havanın az çok nüfuzuna müsait bir hale gelir. Vasi mikyasta (geniş ölçekte) yapılmış espalya ve muntazam şekilli meyve ağaçlarını havi bahçelerde toprak bollukla işlenir. Toprağı müteaddit defalar sürmek ve çapalamaktan maksat, yalnız muzır (zararlı) otların büyümesine mani olmak için değildir. Yağmurlardan sonra, toprakların sathı (yüzeyi) kabuk bağlar. Bu kabuk toprak der ununa (içine) hava ve hararetin girmesine mani olur. Binaenaleyh bu kabukların parçalanması için toprağın işlenmesi, çapalanması lazımdır. Hülasa olarak diyebiliriz ki espalya ve muntazam şekilli ağaçları havi (içine alan) meyve bahçeleri son baharda bir defa bel ile veya vasi mikyasta (geniş ölçekte) ise pulluk ile işlenir. Toprak işlemezden evvel gübre serpilir ve hafriyat ile bu gübre toprağa dere edilir. Bade (sonra) ilk bahar ve yaz ihtiyaca göre toprak her üç, dört haftada bir defa çapalanır.
Zayıf büyüyen anaçlar üzerine aşılanmış espalya ve muntazam şekilli ağaçlar dondan fevkalade müteessir olurlar. Çünkü bunların kökleri toprağın sathında yapılmıştır. Hususiyle ayva üzerine aşılı armut veya paradis üzerine aşılı elmalarda bu hal çok vaki olur Binaenaleyh dondan himaye için bu ağaçların kökleri etrafındaki toprağın sonbaharda gübre ile üretilmesi ve ilk baharda don tehlikesi geç tikten sonra bu gübrenin çapa ile toprağa karıştırılması muvafıktır (uygundur).
Espalya meyve ağaçlarının gübreye olan ihtiyaçları:
Espalya bahçesi yapılacak mahal garsiyattan (dikimden) evvel derince kirizma edilirken toprağın mevad-ı gıda iyece olan noksanlığı, gübre verilerek ikmal olunur. Bu suretle hazırlanmış topraklara


dikilmiş olan ağaçlar bidayette (başlangıçta) mevad-ı gıda iyece bir noksanlık hissetmezler. Fakat ağaçlar meyve vermeye başladıktan sonra ekseriye gübreye ve mevad-ı gıda iyeye olan ihtiyaçları görülür. Bu hali daha ziyade ağaçların verdikleri meyvelerin miktarından, cesametinden, renginden, lezzetinden anlarız.


  1. Meyvenin miktarı : Bir ağaç orta derecede filizlenir ve buna mukabil ise her sene çok çiçek açar ve fazla meyve verirse buna gübre ile muavenet etmek (yardım etmek) lazımdır. Bu taktirde verilecek gübre azotça zengin olmalıdır. Bu sayede ağaç daha kuvvetli filizlenir ve fakat haddinden fazla meyve vermek kabiliyeti azalır. Bilakis bir ağaç çok kuvvetli filizlendiği ve büyüdüğü halde gayet az çiçek açıp cüzi meyve verirse bu hal azotun haddinden fazla mevcut bulunmasına alamettir. Binaenaleyh bu gibi ağaca meyve vermesi için fosforlu gübre vermelidir.

  2. Meyvenin cesameti : Muhtelif nevilerin meyveleri aynı büyüklükte değildir. Fakat aynı meyve ağaçlarının meyveleri bazen büyük bazen ise daha küçük olur. Bu ise ağaçların sureti tabisine göre değişir. Fena bilakis büyük olması ise iyi beslendiğine alamettir. Şu halde bir ağacın yaprak ve meyveleri küçük kalırsa bu hal ağacın iyi beslenmediğine ve toprakta humus, madde-i azot iye ve ihtimaline potas’ın kafi derecede bulunmadığına delalet eder.

  3. Meyvenin rengi ve lezzeti : Fosforlu gübrelerin meyvelere hoş bir lezzet verdikleri iddia olunmaktadır. Lakin muhtelif mevad-ı gıda iyenin meyvenin lezzeti ve rengine ve nefasetine ne suretle tesir yaptıkları tamamıyla anlaşılamamıştır.

  4. Sulu gübre ile gübreleme : Çok şerbet ile gübrelenmiş ağaçların meyvelerinin pek ziyade büyüdükleri ve fakat buna mukabil nefaset ve lezzet cihetinden keyfiyetlerini kaybettikleri ve kolay çürüdükleri sabit olduğundan makbul değildir.


Hususiyle genç ağaçlarda şerbetleme filizlenmeyi haddinden fazla teşvik eder. Fakat büyümeleri zayıf olan yaşlı espalye ağaçları için şerbet kullanılması büsbütün başka bir netice verir. Bu gibi ağaçlar sert küçük meyve verdiklerinden dolayı bunlara şerbet verilmelidir. Hafif, sıcak, kumlu toprakların meyveleri yumuşak olduğu halde, ağır killi kireci havi, tınlı toprakların meyveleri ise sert ve etleri de serttir. Binaenaleyh şerbet kullanılması daha ziyade ağır killi topraklara dikilmiş sert ve küçük meyve veren ağaçlara itâsı fayda verir. Mevad-ı gıda iyece zengin topraklara şerbet verilirse bu topraktaki mevad-ı mağdiyeyi hal ederek ağaçların kökleri tarafından alınmasına hizmet eder. Binaenaleyh ağaç kökleriyle hem şerbetin madde-i azot iyesinden ve hem de toprakta mevcut olup verilen şerbet sayesinde münhal bir hale gelmiş fosfor, potas gibi mevadı mağdiyeden de istifade eder.
Verilmezden mukaddem (önce) aşağıdaki suallerin tetkik edilmesi lazımdır.


  1. Espalya meyve ağaçlarına süratle tesirlerini gösteren sulu gübrelerin verilmesi zarurimidir ?

  2. Sulu gübrelerin hangi çeşitleri verilmeli ?


Eğer bir ağaç orta derecede büyür veya çok meyve verir ve meyvelerde iyi teşekkül edemezse sulu gübrelerin kullanılmasına müsaade edilir. Şayet ağaç kuvvetli büyür ve bol meyve verir ve meyvelerde iyi büyürlerse, bunlara sulu gübre verilmesi doğru değildir.
Ne çeşit sulu gübre verilmeli. ? Bu bazı ahvale göre değişir. Mamafih umumiyetle bunu iki çeşit olarak ayırabiliriz.


  1. Çok çiçek ve meyve verdikleri halde zayıf büyüyen ağaçlara azotlu gübre verilir.




  1. Hiç veya pek az meyve verdikleri halde pek kuvvetli büyüyen ağaçların meyve vermeleri için fosforlu gübreler verilir. Çünkü bu hal azotun diğer mevad-ı gıda iyeye nazaran galip gelmesinden ileri gelir.


Ağaçlara verilecek şerbetlerin ihtimar (mayalanma) etmiş bulunması lazımdır.
Ağaçlardan meyve elde etmek için kullanılacak sulu gübre şu suretle hazırlanır.
Büyük bir fıçı içerisine elli kilo güvercin gübresi ve yirmi beş kilo kül, beş kilo soba kurumu ve yirmi beş kilo fosforlu kimyevi gübre konur. Bunların üzerine heyet-i umum iyesi bulamaç halini alıncaya kadar ya şerbet veya su ilave olunur. Havaya göre birkaç gün veya bir hafta sonra fıçı muhteviyatı ihtimara (mayalanmaya) başlar. İhtimar tamamıyla biriktikten sonra, fıçı içindeki madde kabili istimaldir (kullanımı mümkündür). Bunun beher litresi otuz litre suyla karıştırılarak ağaçlara verilir.
Büyümeleri zayıf olan ağaçları kuvvetli neşv ve nema ettirmek için sulu gübreyi berveçhi ati (aşağıdaki) maddelerden hazırlanmalıdır.


  1. Sığır gübresi

  2. Kan

  3. Şerbet


İhtiyaca göre bunların iki veya her üçü fıçıya konur ve heyet-i umumiye sinin iyi karıştırılabilmesi için icap ederse içerisine bir miktar daha su veya şerbet ilave olunur. Bunların hepsi ihtimara (mayalanmaya) bırakılır ve fıçının ağzı bir kapakla kapanır. İhtimar bittikten sonra bu suretle hazırlanan sulu gübre laakall (az olmamak) beş misli suyla karıştırılarak kullanılır.
Espalya meyve bahçesinde, üzerlerinde meyve ağaçları yetiştirilecek duvarların ciheti enbiyaya (dört yöne) göre vaziyetleri :
Bir duvar ne kadar fazla güneş görürse espalyacılık için o kadar ziyade kıymetlidir. Bunun için cenuba müteveccih (güneye dönük) duvarlar çok makbuldürler.

Cenup duvarları (Güney duvarları): Tamamıyla cenuba müteveccih olan duvarlar ilk bahardan son bahara kadar sabahtan akşama değin güneşin ziyasını (ışığını) görürler. Bu sebepten bu duvarlar diğer cihete müteveccih olanlardan daha ziyade güneşin hararetinden istifade ederler. Şu halde bu duvarların üzerinde yetiştirilecek meyve ağaçları güneşin ziya ve hararetinden en ziyade fayda görürler. Ziya ne kadar fazla olursa meyve ağaçları o nispette daha şiddetli faaliyette bulunurlar. Fazla ziya muvacehesinde meyvelerden fazla şeker toplanır. Binaenaleyh cenuba müteveccih duvarlardaki ağaçların meyveleri daha tatlı olur. Cenuba müteveccih duvarlar fazla ziya görmekle beraber en çok ısınırlar. Her cins meyve ağaçları tamamıyla neşv nema edip mükemmel meyve verebilmek için muayyen derece-i hararet (sıcaklık derecesi) isterler. Halbuki bazı iklimlerde derece-i hararet yekununun kafi miktarda olmamasından dolayı oralarda o cins meyve ağaçlarının açıkta yetiştirilmesi kabil (mümkün) olamaz iken, cenuba müteveccih duvarlar üzerinde fazla hararetin mevcudiyetinden bu ağaçların espalya halinde ziraatı mümkün olur.
(Şekil 1) de görüldüğü vecihle, dört köşe şeklinde ve her cephesi cihat-ı erbaa dan (dört yönden) birisine müteveccih olan duvar tasavvur edelim. Bu duvarlardan şimale (kuzeye) müteveccih olan duvarın iç tarafı yani bahçeye müteveccih olan cenup duvarını teşkil eder ki en faydalı olan duvar vaziyeti de budur.
Cenub duvarlarında neşv nemaları için ziyade hararete muhtaç şeftali, bazı kış armutları, asma vb. gibi ağaçlar yetiştirilir.



(Şekil 1) de garba (batıya) müteveccih duvarın iç tarafı şark duvarını teşkil eder. Şark duvarı öğleden evvel güneş gördükleri halde, öğleden sonra gölgelenirler. Mâmafih bu duvarlarda espalyacılığa yararlar. Şark duvarları cenuba ne kadar ziyade müteveccih olurlarsa o nispette daha makbuldürler. Öğleden evvel duvarın gördüğü güneş üzerinde yetiştirilen meyve ağaçlarının hali faaliyetlerine kafi gelir. Bir çok mahallerde ekseriyetle yağmurlar, fırtınalar garba (batı) cihetinden geldiğinden şark duvarlarının garb duvarları gibi mahzurları yoktur. Fakat buna mukabil şark duvarları ilk baharı donlu olan mahallerde mahzurludur. Geceleyin don olduğunda şark duvarı üzerinde donmuş olan aksâmı eşcar (ağacın kısımları) sabahleyin erken güneş gördükleri zaman don birdenbire çözüleceğinden bundan ağaçlar mutazarrır ve müteessir olurlar (zarar görürler). Halbuki garb duvarlarında don yavaş yavaş çözüldüğünden şark duvarlarındaki mahzur yoktur.
  1   2   3   4   5   6   7   8   9   ...   20

Add document to your blog or website
Sitenizde bu düğmeye yerleştirin:
denemetr.com


The database is protected by copyright ©denemetr.com 2013
mesaj göndermek
denemetr.com
Main page